image

TÜRK İŞ MAHKEMESİ

TÜRK İŞ MAHKEMESİ

Fransız İhtilali ve Sanayi Devriminden bu yana, işçilerin kendilerini ifade edebilecekleri ve haklarını savunabileceği bir hukuk dalı yaratma ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Sanayilerin gelişmesi ve günümüzde çok önemli bir yere gelmesiyle birlikte işçi işveren ilişkileri öne çıkmış, kapitalizmin getirisiyle birlikte maddi imkanı düşük olan işçiler ezilmeye, hakları yenmeye başlanmıştır. Toplumsal barışı sağlamaya adanan hukuk mekanizmaları da bu olayın önüne geçmek için işçileri kanunla korumak, işçi – işveren ilişkilerinin kapsamını belirlemek ve hukuki bir zemin yaratmak amacıyla kanunlar çıkarılmıştır. İşte tam bu noktada, işçilerin söz sahibi olmasıyla temelleri atılan iş hukuku, iş sözleşmesine dayanarak ücret karşılığı bir başkası (işveren) için ve ona bağlı olarak çalışanlar (işçi) ile bunların arasındaki iş ilişkilerini düzenleyen hukuk dalıdır. Ülkemizde ise İş Kanunu işçiyi koruyan yapısıyla dikkat çekmekte ve iş davaları da buna göre şekillenmektedir. Bireysel (ferdi) iş hukuku, tek bir işçi ile işveren arasında iş sözleşmesi ile kurulan iş ilişkisinin incelendiği kısımdır. İş sözleşmesinin kurulması, tarafların borçları, sona erme gibi konular kapsamda yer alır. Bireysel iş ilişkileri; esas itibariyle İş Kanunu, Deniz İş Kanunu, Basın İş Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda düzenlenir. Toplu (kolektif) iş hukuku ise, işçi ve işveren arasında en az bir tarafın topluluk olarak yer aldığı ilişkileri konu edinir. Kolektif iş hukukunda sendikalar önem kazanır. Toplu iş hukukunun sendikalar hukuku ile toplu iş sözleşmesi, grev ve lokavt hukuku alt dallarıdır. Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi kanunu, esas itibariyle toplu İş Hukukunu düzenleyen kanun hükümleridir. İşçilerin, özellikle işten ayrıldıktan sonra, başvurduğu mahkemelerin başında iş mahkemeleri gelmektedir. Kıdem tazminatı başta olmak üzere, ücret ve diğer alacaklarını işverenden tahsil edemeyen işçiler iş mahkemesine başvurmaktadır. İş mahkemesinin görevleri İş mahkemelerinin iki temel görevi vardır. Bunlar, İş Kanunu kapsamında olan işçi ile işveren arasındaki ilişkiden doğan her hukuki uyuşmazlıklar ile Sosyal Güvenlik Kurumu ile sigortalılar arasındaki sigorta uyuşmazlıkları çözüme kavuşturmaktır. Gündemimizde olan ve yakın zamanda yürürlüğe giren Arabuluculuk Kanunu da İş Mahkemeleri ile yakından ilgilidir, zira artık bazı davaların çözüm sürecinde Arabulucuya başvurmak tüketilmesi gereken bir yol haline gelmiştir. Justinianus Moot Courts’ da ilk defa hayata geçirilecek olan İş Mahkemesinde daha önce Türkiye’de yaşanmış olan ve tatbikatta en çok görülen ve popüleritesi yüksek olan iş davalarından biri çözülecek, gerçeğe en uygun şekilde simüle edilecektir. Simülasyonda gerçeğe en yakın şekilde kurgulanmış duruşma düzeni ile maddi olayın tespitinin yanı sıra davanın taraflarının haklarını nasıl savunması gerektiği deneyimlenecek, hakimlerin de bu davadaki karar alma süreci hayata geçirilecektir. Hayatımızın tam orta noktasında olan hizmet sözleşmesinin unsurları, kıdem ve ihbar tazminatı, işyerinde cinsel taciz, mobbing, sözleşmenin feshi, toplu iş sözleşmeleri, sigorta ve işçi güvenliği davamızda tartışılacak başlıca unsurlar olacaktır. Basit bir imza sonucu belki de hayatımızın değiştiği iş hukukunda işçi-işveren- devlet ilişkisi gerçeğiyle, katılımcıların hakim, avukat ve müdafi olarak görev alacakları Türk İş Mahkemesinde Justinianus Moot Court 2018 de sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız.

Court information

  • Case

  • director

    -

  • Documents
  • ROP
  • Handbook